Etiket arşivi: tekstil

BURSA’NIN DÖNÜŞÜMÜNDE BİR SONRAKİ AŞAMA NE?

Günümüzde dijital dönüşüm her açıdan tartışılırken, Sanayi 4.0 gündemimizde vazgeçilmez bir yere oturdu. Bilginin çoğalması ve sel olup yağması ile birlikte, gündemimizdeki bu kavramların içini tarif etmek köre kırmızıyı tarif etmeye benzer oldu.

Herkes, kendine göre bir dijitalleşme, yapay zekâ ve Sanayi 4.0 algılıyor. İşin kötüsü, buna göre de hazırlık yapıyor, yatırım yapıyor. Hatırlarsınız, bir ara “inovasyon” kavramını böyle tüketmiştik. Her yaptığımızın adına inovasyon demeye başlamıştık. Şimdi de aynı durum, “Sanayi 4.0” kavramı için geçerli.

Ama bu kavramın uluslararası bir tanımı ve tarifi var zaten…

Deloitte’un Mart-Ağustos 2016 arasında İsviçre üretim sanayi için yapmış olduğu bir araştırmada “Neye Sanayi 4.0 denir?” tanımı yapılmış durumda…Aslında, Sanayi 4.0, küresel bir kümelenme ve ağ oluşturma hareketinin şekil değiştirmiş hali. Bu kümelenmenin temel karakteristik özelliklerine baktığımızda, karşımıza şu başlıklar çıkmakta:

  1. a) Dikey ağ oluşturma: Akıllı üretim sistemleri, akıllı fabrikalar ve akıllı ürünler ile akıllı lojistik ağları, ihtiyaç odaklı kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı üretim operasyonunu içeren akıllı hizmetlerin üretimi ve pazarlaması,
  2. b) Yatay entegrasyon: Küresel katma değer üreten yeni nesil bakış açısında, iş ortaklarının ve müşterilerin entegrasyonu, ülkeler ve kıtalar arasında yeni iş ve işbirliği modelleri,
  3. c) Uçtan uca mühendislik: Sadece üretim süreçlerinde değil, ürün yaşam döngüsü içinde bitmiş ürünü de kapsayan baştan başa, bölünmemiş değer zinciri,
  4. d) Katlanmış teknolojiler aracılığıyla yaratılan ivme: Her ne kadar gelişimleri açısından yeni olmasa da teknolojik otomasyon ve maliyetlerinin düşmesi ile birlikte çoklu pazarlar içinuygulamaların yaratacağı ivme

Bursa sanayisine bu açıdan baktığınızda, henüz Sanayi 4.0 ekosisteminin varlığı üzerine konuşmak için çok erken olduğunu anlıyorsunuz. Ana sanayi odaklı (tasarımı merkezden gelen işlerin ve siparişlerin üretilmesi) üretim kültürü, entelektüel derinlik konusunda hep geç kalıyor. Üniversite-sanayi işbirliğinin yetersiz olmasının sebebini de bu belirleyici kültürde aramak gerek. Konjonktürün taşıdığı yerin dışına, gelecek odaklı tüm kentin dönüşümü için bir strateji olmadığı da aşikâr. Sonuç odaklı yapılan bazı büyük yatırımların dışında, yukarıda sayılan dört maddede belirtilenlerin kentin entegre gündeminde yer almadığı sürece de işimiz zor.

Kentlerin rekabetinde, o kentin tüm unsurlarının dönüşümü önemli hale geliyor. Kent içindeki unsurların birbiri ile rekabeti yerine, bilgiyi merkezde üreten ve yeni nesil işbirlikleri ile yayabilen kentler ayakta kalacak. Akıllı ağlar ve iş modelleri oluşturmadığımız sürece, Sanayi 4.0, sadece robot teknolojisi ve yapay zekâ ile üretim yapmak olmayacak.

Bu konu hakkında stratejik olarak karar vermek neden önemli?

Tarihsel avantajları ve konjonktürün getirdiği fırsatlarla, Bursa 3 büyük dönüşümü, şu anda cirosunun önemli bir bölümünü oluşturan 4 ana sektörde yakalamış durumda. Bu fırsatları da kaliteli insan kaynağı ve müteşebbis ruhuyla bir potansiyele çevirmiş gözüküyor. Yalnız, gelecekte rekabetin sertleşmesi ile birlikte, özellikle bilgi toplumunun güçlenmesi sonucu, sürdürülebilir bir sanayi modeli ise tehlike ile karşı karşıya…

Bir tabloda, 3 büyük dönüşümü ve bizi bekleyen 4. olası dönüşümün ne olduğunu yazdım. Şimdi size soruyorum:

“Bursa sanayisinin tüm sosyal paydaşlarında (üniversite, medya, sanayici, çalışan, mühendis, vb.) kentin tamamını kapsayan ve bu 4. Dönüşümün kapısını aralayacak, son 10 yılda gözle hissedilir ve kentin tamamını etkileyen bir kümelenme veya daha önce hayatımızda olmayan bir keskin sonuç hissettiniz mi?”

Geleceği gören sanayicilerimiz bu konuda yatırımlarını yapıyorlar. Kendilerini geliştiriyorlar. Ama dünya, acaba Bursa’yı Sanayi 4.0 ile birlikte anıyor mu? Bu yapılan çalışmalara, kentin markası olabildiğince destek oluyor mu? Bu marka, profesyonelce bu amaca hizmet eder bir şekilde yönetiliyor mu?

Son on beş senedir, bu soruların cevaplarını çok iyi bir şekilde öğrendim. Ama yine de sormaya devam ederek, birilerinin düşünmesini sağlamaya çalışıyorum.

Diğer kentlerin hem markalaşma, hem de teknolojik gelişimi süreçlerine bakıldığında, kentin tüm dinamiklerinin uluslararası know-how’ı kaynağından kente taşıdığı ve sahip olduğu tüm kaynakları yeni nesil iş yapış biçimi olan paylaşımcı bir yaklaşımla dönüşüm süreçlerinin orta vadede bir kentin kaderini değiştirdiği gözlemleniyor.

Hedef, bütün kentin katıldığı ve öncülüğünü temel kurumların yaptığı kritik önem arz eden bir çalışmayı başlatmak olmalıdır.

Otomotiv sanayindeki temel değişimler, otomobil üretiminin mekanikten çok elektroniğe dönmesi;

3 boyutlu yazıcıların mobilya sektörünün iş yapış biçimlerini tamamen değiştirecek olması;

Akıllı kumaşlar, makineler ile etkileşime giren tekstil ürünleri ve giyilebilir teknolojilerin tekstil sektörünü yeniden şekillendirmesi;

Nano-teknoloji ve gen bilimindeki gelişmelerin gıda sektörüne bambaşka bir gelecek hazırlaması;

Konuşan makinelerin ve bu makinelerin fonksiyonlarının teknoloji ile yeniden tasarlanması sonucunda yepyeni bir makine sanayine geçiş gerekliliği;

Bursa’nın ana sektörlerinden ekmek yiyen yüz binlerce kişinin dönüşüm sürecinden doğrudan etkileneceğini göstermektedir.

Peki, böyle bir dönüşüm süreci yönetilmezse?

O zaman, bugün sahip olduğumuz koşullara çocuklarımızın sahip olamayacağı gerçeğine alışmaya başlamamızda fayda var.

Misafir bir sektörün (otomotiv) ve bu sektöre bağlı yan sanayinin hazır tasarımlar ve üretim prosesleri üzerinden kendine bir gelecek çizmesinin güvenceli olduğunu düşünmek yerine, geleceğe bugünden hazırlanmaya başlamalıyız.