“YENİ NORMAL”İ CUMHURBAŞKANLIĞI DÜZEYİNDE TARTIŞTIRMAK BENİM İÇİN ŞEREF OLDU!

Kasım 2009’dan beri Davos’ta tartışılmaya başlanan “Yeni Normal” kavramı ile Aralık 2009’da önce ABC’deki bir haberi, sonra da CNN International’ın hazırlamış olduğu bir dosyayı seyrettikten sonra tanışmıştım.

Bu kavramın, geleceğin tüm trendlerinin temelindeki ana değişim motifi olacağına hüküm verdikten sonra, bir iki ay okuma süreci geçti. Tüm kaynakları, konu ile ilgili tüm yazılı ve görsel basın malzemelerini inceledim. Yeni Normal ile ilgili sahip olunan bilginin bir anahtar olacağına inandığımda, bu konu üzerine yoğunlaşmam gerektiğine karar verdim.

Bu kavramın eski kullanışından farklı olarak, Davos’ta yüklendiği bir anlamın büyüsünü fark ettiğim gün, bunu hemen Ali Saydam’la paylaştım. Farkındalık yaratabilmek, konuyu iyice anlatabilmek için ona attığım elektronik postanın sonuna konuyu iyi anlatan linkleri de ekledim. Sanıyorum Ocak 2010’du.

Hatta bu konunun öneminden bahsederken, Bersay İletişim Enstitüsü bünyesinde bir “Yeni Normal Araştırma Merkezi” kurulmasının tüm sektörlerde yaşanacak değişimi ölçmek ve bundan yeni sentezler elde etmek anlamında büyük bir kazanç olacağını paylaştım. Öyle ki,  konu hakkında düzenli bilgi edinebilmesi için şu anda bu yazıyı okuduğunuz elektronik günlüğü oluşturdum.

Sonrasında, Ali Saydam 01.02.2010 tarihinde bu konuyu ve yazışmalarımızın sonucunu, her zamanki gibi akıcı üslubu ile Akşam Gazetesi’nde okurları ile paylaştı;

“Epeydir gözüme ilişiyordu ama Bursa’dan iletişim uzmanı arkadaşımız (bu arada master’ını Bilgi’de tamamlamış; kutlarız) Tolga Yücel iyice uyandırdı… Ben de konuyu yakın markaja aldım… Tolga, bu yıl Davos’a damgasını vuran en ilginç kavramdan söz ediyordu… “Yeni Normal”…

Cuma günü bizim gazete de değinmiş: “Daha az risk, daha çok ihtiyatın aranacağı yeni küresel mali sistemde ‘yeni normal’, daha çok düzenleyici ve denetleyici önlem içeriyor… Eski standart ve sistemlerin yerine, yeni normalleşmenin kuralları tartışılıyor… Bankacılık sistemindeki ihtiyatların artırılmasını da öngören sistem, ekonomistlere göre, bir anlamda ‘ak akçe, kara gün içindir’ prensibiyle hareket edecek.”  Anlaşılan bu kavramla sık sık karşılaşacağız. Öncelikle Deniz Gökçe Hoca’dan bu konuda yol gösterici ‘racon’ bekliyoruz… Örneğin, bu yaklaşım sektörlere göre nasıl bir farklılık gösterecek? Bizi öncelikle ilgilendiren ise, iş – ilişki -iletişim yönetiminde nasıl bir ‘paradigma’ değişikliği gerekeceği?.. Bu arada Davos’un Türkiye bağlamında bu yılki yıldızları bizce üç kişiydi: Ferit Şahenk, Durmuş Yılmaz ve Muhtar Kent… Hele Şahenk’in yürekli “One minute” açıklamaları ve buzda Audi lansmanı, iletişimde ciddi hazırlıkların nasıl ciddi sonuçlar doğurabileceğini göstermesi yönüyle mutlaka kayıtlara geçecektir…”

Bu yazının ardından, belirli zamanlarda konu ile ilgili paylaşımlarım devam etti.

Sonrasında kendi elektronik günlüğüm ile ilgili bazı yazıları tararken, Deniz Saydam’ın Bersay İletişim Enstitüsü için hazırlamış olduğu “Yeni Normal” makalesine kurumun resmi elektronik günlüğünde rast geldim. Anlaşılan, bu konu Bersay İletişim Enstitüsü’nün ilgisini çekmiş ve üzerinde çalışmaya başlamışlardı. Hoşuma gitti. Her ne kadar, böyle bir yöntemi yeterli görmesem de, yine de yayılması için sevindim.

Çünkü ben de bu konuda bir kitap yazdığımı, incelemelerde bulunduğumu bildirmiş olduğumdan, paralel yapılan çalışmalar ve kaynaklar benim için önemli bir kazanç olacaktı.

Aradan biraz zaman geçtiğinde bir pazar günü, Ali Saydam’ın yazısında 20. Yıl kutlamaları ile ilgili olarak yapılacak oturumun başlığını ‘Yeni Normal Dünyada Türkiye’nin Yeni Gücü, Yeni Konumu’ diye görünce, bir taşralı, kasaba aydını olarak bu işe katkı koymuş olmanın mutluluğunu yaşadım.

T.C. Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla düzenlenecek toplantının fikri inşaatında benim de malzememin kullanılmış olması gerçekten beni ihya etti. Çünkü sadece bu toplantıdan haberdar olmadan üç gün önce Bersay İletişim Enstitüsü’nün 2011 yılı için programına “Yeni Normal Araştırma Merkezi”ni alması için önerilerde bulunuyordum.

İçimde bir sevinç var. Böyle bir toplantının oluşmasına bir şekilde vesile oldum, bunun bir tartışma platformuna dönüşmesine hasbelkader sebebiyet verdim.

Toplantı ile ilgili geri dönüşlere bakınca mutluluğum bir kat daha arttı;

Toplantının konuşmacılarından Deniz Ülke Arıboğan’ın konu ile ilgili bilgiler veren Akşam Gazetesi’ndeki 29.09.2010 tarihli yazısında bakın ne diyor;

“’Yeni Normal Dünya’ kavramını elbette bu konuları çok önceden görebilen bir figür konferans başlığı yapabiliyor; o da Ali Saydam (hiç şaşırtıcı değil!). Sayın Cumhurbaşkanımızın bu toplantıya ABD’den gelir gelmez katılması ve gerçekten çok etkileyici bir açılış konuşması yapması ayrıca dikkate değer. Galiba Türkiye’nin görünen yüzünde de ‘Yeni Normal’ bu artık. Her yerde, her şeye dair, herkes için politika üretebilmek…”

Dedim ya; “Yeni normal”i Cumhurbaşkanlığı düzeyinde tartıştırmak benim için şeref oldu!

Reklamlar